Çelik - Biyografisi
![]()
Çelik Erişçi, 1966 yılında İstanbul’da
doğdu.
Başarılı bir öğrenim hayatının
ardından İstanbul Teknik Üniversitesi
Sosyal Bililmler Fakültesi’nden mezun
oldu. Müzik yaşamına İstanbul Teknik
Üniversitesi Türk Musikîsi Devlet
Konservatuar'ında başladı. 1991 senesinde
Ercan Saatçi ve İzel Çeliköz’le biraraya
gelerek “İzel, Çelik, Ercan” adını
verdikleri toplulukla “Özledim” adlı
başarılı bir albüme imza attılar.
Kariyerine tek başına devam etmeye karar
veren Çelik, gruptan ayrılarak solo
albümünün çalışmalarına başladı.İki yıllık
uzun ve zahmetli bir çalışma maratonun
ardından 1994 yılında “Ateşteyim” isimli
ilk albümünü çıkardı. 11 parçanın yer
aldığı albüm, tüm müzikseverler tarafından
büyük ilgi gördü ve başta “Ateşteyim”,
“Güle Güle”, “Meyhaneci” olmak üzere hemen
her parçası hit haline geldi. Albümün
ulaştığı yüksek satış rakamları Çelik’in
solo kariyeri tercih etmesindeki haklılığı
ortaya koydu.
Üretmeyi çok seven sanatçı kendine prensip
edindiği çalışma disiplinin de verdiği
şevkle kısa bir aranın ardından 1995’te
ikinci albümü “Benimle Kal” ile başarısını
sürdürdü. Bu albümde “daha duygusal bir
Çelik” ile karşılaştı müzikseverler. Bir
önceki albümünde olduğu gibi “Benimle
Kal”daki tüm şarkıların da söz ve müziğini
yazarak, düzenlemeler yaparak müziğin tüm
aşamalarında yetenekli olduğunu gösterdi.
Nitekim artık bir “klasik” haline gelen ve
sanatçıyla bütünleşen “Hercai” adlı
şarkısı 1995 Kral TV Video Müzik
Ödülleri’nde ‘En İyi Beste’ ödülüne layık
görüldü. “Sevemem” adlı parçasıyla
Makedonya’da aldığı ödülü başka birçok
ödül izledi. Bu albümde yer verdiği “Atam”
adlı şarkısıyla başlayarak Yüce Önder
Mustafa Kemal Atatürk’e ithaf ettiği
şarkılar bir gelenek halini aldı Çelik
albümlerinde.
1996 yılında piyasaya sürülen “Yaman
Sevda” albümünde, alışılagelen Çelik
sound’undan farklı olarak rock etkileri
göze çarptı. Supervizör’lüğünü yine Ahmet
Özden’in yaptığı albümde Şebnem Ferah, Gür
Akad gibi kalburüstü sanatçıların eşlik
ettiği birbirinden güzel on parça yer
aldı. “Yaman Sevda”, “Bu Şehirde” başta
olmak üzere üçüncü albümüyle hayranlarının
gönüllerindeki yeri sağlamlaştırdı.
Özverili bir çalışmanın ardından ertesi
yıl “Sevdan Gözümün Bebeği” albümünü
yayınladı. Akdeniz ezgilerinin tüttüğü
“Ayrılık Deme Bana”, sancılı bir hasretin
dile getirildiği “Sevdan Gözümün Bebeği”
gibi parçalarla aşk, özlem, ayrılık ve
‘insana dair güzel olan herşey’ ses ve
notalara büründü.
Dört yılda çıkardığı dört albümden seçtiği
hit parçaları “Sevgilerimle” adını verdiği
bir ‘best of’ albümle 1998 yılında
müzikseverlere sundu. Bu çalışma üzerine
duygularını şöyle dile getiriyor sanatçı:
“Bugüne kadar herbiri başka bir yaşam olan
ve size de dinlediğinizde bambaşka şeyler
yaşatacak olduğunu düşündüğüm şarkılarımın
en güzellerini sizin için bu albümde
topladım.”
1998 yılı Çelik için tam bir “yenilenme
yılı” oldu. Hem görüntüsü hem de “O’nu
Düşünürken” adlı yeni çalışmasındaki
müzikal yaklaşımıyla daha olgun bir çizgi
çizdi sanatçı. “Veda Etmem” adlı slow
parçayla listelere giren albüm, sanatçının
en olgun çalışması olarak değerlendirildi.
“Benimle Evlenir Misin” adlı parçasının
muhteşem görüntülerle bezenmiş klibiyle
profesyonel bir çalışma ortaya koyan
Çelik, “O’nu Düşünürken” adlı parçasına
yaptığı ‘caz versiyonu’yla da müzik
vizyonunun çeşitliliğini gözler önüne
serdi.
Yorumculuğu yanında bir çok parçanın söz
ve müzik yazarlığını da yapan sanatçı,
İzel tarafından seslendirilen ve büyük
başarılara imza atan “Kızımız Olacaktı”
dışında, parçalarını başkalarına satmamayı
ilke edindiğini söylüyor.
Okumak, sinema, tiyatro, konserler, Çin
yemekleri ve mangal partileri ise en gözde
hobileri arasında yer alıyor.
Skandallardan çok başarılarıyla konuşulmak
istediğini belirten Çelik, Atatürk
İlkeleri ve Cumhuriyet’e olan bağlılığını
her fırsatta dile getirmektedir. Askeri
okullarda ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına
sayısız konser vererek modern Türk
Gençliği’nin
Mütevazi bir temsilcisi
olarak büyük takdir toplamaktadır..
|
|